ARA
 ANA SAYFA 
 HAKKIMIZDA 
 ETKİNLİKLERİMİZ 
 DUYURULAR 
 SIK SORULAN SORULAR 
 İLETİŞİM 
 BASINDA BİDER 
 GENÇLİK 
Bisiklete Başlarken
Bisiklet ve Sağlık
Bisiklet ve Çevre
Neden Bisiklet ?
Bisiklet Seçimi
Çocuklar ve Bisiklet
Yetişkinler ve Bisiklet
Kadınlar ve Bisiklet
Bisikletin Kuralları
Bisiklet Sözlüğü
Bisiklette Güvenlik ve Eğitim
Yol Güvenliği
Bisiklet Kaskı
Bisiklete Binmeden Önce...
Bisiklet Bakımı
Güvenlik Eğitimi
Bisiklete Binmeyi Öğrenirken
Bisiklet Antremanları
Eski Bisikletinizi Değerlendirin
Günlük Yaşamda Bisiklet
İşe Giderken
Okula Giderken
Bisiklet ve Toplu Taşıma
Bisiklet ve Belediyeler
Engelliler için Bisiklet
Kış Aylarında Bisiklet
Katlanabilir Bisiklet
Elektrikli Bisiklet
Bisikletinizi Koruyun
Bisikletle Yolcu Taşımak
Bisiklete Binen Ünlüler
Bisikletle Yolculuk
Bisikletle Uzun Yol
Bisiklet Günlükleri
Bisiklet Rotaları
Haritalar
Alışveriş Kılavuzu
Bisiklet Kiralama
Bisiklet Aksesuarları
Nerden, Nasıl Alınır ?
Bisiklet Giyimi
Bisiklet Sektörü
Yeni Teknolojiler
Bisiklet Organizasyonları
Hukuk Danışmanlığı
Bisiklet Üretimi
Bisiklet Firmaları
Türkiyede Bisiklet Kullanımı




Kategori: Bisiklet ve Çevre
Konu: Otomobil Bağımlılığı
Yazar: Senem Gökçe OKULLU
Otomobil Bağımlılığı

  Aslında bir makine olarak, belki de bilim kurgu filmlerinde sık rastladığımız, hani şu insan ırkının yerini alan makinelerin en başında gelir otomobil. Her ne kadar görünüşte bir icat olarak kullanışlı ve insanlığın yararına geliştirilebilir bir makine olsa da, otomobili hayatlarımızda olumsuz bir noktaya koyan bir anlamda onun aşırı ve uygunsuz kullanımıdır. Şu haliyle tüm yaşamsal aktivitelerimizin orta yerine derinlemesine yerleşmiş olan otomobil, hem birbirimizle hem de çevremizle olan ilişkiyi farkettirmeden sekteye uğratan yegane icattır. Çoğu zaman kendimizden çok ilgi gösterdiğimiz bu soğuk metal kapsül ve onun için yapılan yatırımlar, yaşadığımız çevreyi de çekilmez hale getirip, bizleri “ne onsuz ne de onunla” yapabildiğimiz bir bağımlılık noktasına getirmiştir. Öyle ki bu bağımlılık, gözümüzün önünde duran ve hatta varoluşumuzun bir parçası olan yürümeyi bile, sadece maceraperestlerin veya yoksulların kullanabileceği bir ulaşım biçimi olarak algılamaya sevketmiştir insanlığı.

  Otomobil bağımlılığı bize, petrol bağımlılığı, hava kirliliği, iklim değişimi, asosyalizasyon, gürültü, stres, boşluksuz/sıkışmış kentsel alanlar, ekonomik çöküntü, hıza dayalı aktiviteler ve içi doldurulmamış bir yalnızlık olarak geri dönmektedir. Bu bağımlılığın sadece caddelerde değil, aynı zamanda zihinlerimizde yarattığı trafik, bizleri akışkanlığını yitirmiş, ev ve iş arasında gelip giden metal bir kapsülün uzantıları haline getirmektedir. Tüm bu yoğun trafik, sokaklardaki izdiham ve aktivite noktaları arasında artan mesafeler, bizleri varolan toplu taşıma araçlarını kullanmaktan, yürümekten ve bisiklete binmekten uzaklaştırmaktadır. Tam da bu uzaklaştığımız şeyler çözümün ta kendisiyken...Durning’in de dediği gibi, “kent ve otomobil, her ikisi de ne kadar mükemmel olursa olsun, beraber her zaman mükemmel olmayabilirler”. Çünkü bir kenti kent yapan, ortasından geçen otobanlar, hızla akan trafik, susmayan kornalar, zehir saçan egzos gazları değildir. Bir kenti kent yapan, çeşitliliği bir arada tutabilmesi ve buna rağmen huzur verebilmesidir...Oysa otomobil, başlangıçta zamanda ve mekanda özgürlük sağlayacağı hayal edilen müthiş icat, şimdilerde günlerimizi birer kabusa dönüştürmekten öteye geçemiyor.

  Bu kabusun bedelleri yeniden değerlendirildiğinde ve alternatifleri araştırıldığında, bedenimizden çok da uzak olmayan iki temel çözüm önerisi karşımıza çıkıyor. Motorsuz ulaşım biçimleri olarak da adlandırılan yürümek ve bisiklete binmek. Literatürde, aktif ulaşım, insan gücüne dayalı ulaşım, ulaşımın yeşil modları olarak da adlandırılan bu iki ulaşım aktivitesinin tüm bu çevresel, sosyal ve ekonomik yıkımların üstesinden gelmek anlamında yarattıkları mucizeler ise saymakla bitmez. Bu ulaşım biçimlerinde gereken enerji doğrudan kullanıcı tarafından üretilir, bunun için hemen hiçbir kaynak sömürülmez, yiyecek ve içecekler dışında. Petrole ihtiyacınız yoktur, su içmek yeterlidir. Yaptığınız gürültü, bir adım sesi ya da pedalın dönme sesi kadardır. Çok yer kaplamazsınız, tek bir otomobilin park ettiği alana, 19 tane daha arkadaşınızla beraber bisikletlerinizi parkedebilirsiniz. Belli bir hızın altında seyrettiğiniz için, çevrenizde olup bitenleri algılayabilir ve hatta etrafınıza gülümseyebilirsiniz bile. Kaza riskiniz çok düşüktür, olsa dahi etkileri çok hafiftir. Masrafları azdır, en fazla birkaç teknolojik kıyafet...Kalp, tansiyon, obezite, depresyon; tüm bu terimler hayatınızdan çıkıp gider. Geriye bir tek zevk, mutluluk, hafiflik kalır.  Kendi gücünüzle yol almanın, etrafınızdakilere gülümseyebilmenin, hareket etmenin, dünyaya o kadar da zarar vermediğinizi bilmenin, size sunulan çerçevenin dışında olmanın zevki, mutluluğu, hafifliği...


  ŞUBAT ETKİNLİK TAKVİMİ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
      

  DUYURULAR
GÖKOVA PEDALLARIMIN ALTINDA
Temel Amaç ; Bisiklet sürmeyi yaşam biçimi haline getirmiş insanları, bu spora en uygun coğrafyalardan biri olan Muğla İlinde bir araya getirerek, yör... devamı
 
2010 AVRUPA YOL BİSİKLETİ ŞAMPİYONASI SONA ERDİ
Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun (TBF) ev sahipliği yaptığı 15-18 Temmuz 2010 Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası, son gün yarışları olan genç bayanlar v... devamı
 
2010 AVRUPA YOL BİSİKLETİ ŞAMPİYONASI ANKARA'DA
2007 yılında Göreme'de yapılan Dağ Bisikleti şampiyonası sonrası bu senede Yol Bisikletinde Avrupa Şampiyonası düzenleyeceğiz. Geçen seneden beri yapı... devamı
 
BİSİKLET DOSTU KURUM VE KİŞİLER
Aramıza Son Katılanlar...
Serkan TAŞDELEN
     
mikail erkol
     
arzu sarı
     
ZERRİN ELÇİ
     
Sefa Biçer
     
koray orhan
     
yeşim kılınçarslan
     
Şahin BULUT
     
DEVRİM GÜMÜŞSOY
     
filiz durmuş



Gazi Mahallesi Tanaçan Sokak No:10 Yenimahalle-ANKARA
  info@bisikletdernegi.com
Bisiklet Derneği © Her hakkı saklıdır
Email Listemize Üye Olun
 
Adınız
Soyadınız
E-Mail
Cep Telefonu